Tansel, cinayet haberini Aysel ile birlikte yaptığı müze ziyareti sırasında alır. Hemen hastaneye gider. Ziynet, Osman’ı hem öldürmüş, hem yasını tutmaktadır. Ahmet’in dönüş yolunda olduğunu öğrenen Tansel, durumu ona da haber vermek ister ama Ahmet’e ulaşamaz.
Tansel, cinayet haberini Aysel ile birlikte yaptığı müze ziyareti sırasında alır. Hemen hastaneye gider. Ziynet, Osman’ı hem öldürmüş, hem yasını tutmaktadır. Ahmet’in dönüş yolunda olduğunu öğrenen Tansel, durumu ona da haber vermek ister ama Ahmet’e ulaşamaz. Ahmet Sinop’a döner dönmez Hilal’e gitmiştir. Hilal’le evlenmeyi düşünen Ahmet, bu niyetini Hilal’e açabilecek midir?
Ahmet’in Ekrem’i başgardiyanlıktan alması Tansel ve Ekrem arasındaki ittifakı güçlendirir. Ziynet’in cezaevine dönmesi ve Yasemin’le karşılaşması ise B2’deki gerilimi tırmandırır. Cengiz’in veda için uğraması ve Beray’a rastlamasıyla tansiyon daha da yükselir. Beray bu kez Cengiz’e Nisan’ın babası olduğunu söylemeye kararlıdır. Cezaevinde işler zaten karışmışken, Aysel’in Hilal’e yaptığı teklifle işler büsbütün çatallanacaktır.
Etiketler: PARMAKLIKLAR ARDINDA 64. bölüm özeti 0 yorum
Zeynep Eronat ve Müfide İnselel'in rol aldığı Parmaklıklar Ardında'da, Ahmet ve Hilal tekne gezisindeyken, acil durumu haber vermek için Tansel, Ahmet'i cep numarasından arar. Hilal bu yüzden Ahmet'le tartışır. Cezaevine dönen Ahmet, Kutsiye'nin tecrite, Ziynet'in hastaneye...
Zeynep Eronat ve Müfide İnselel'in rol aldığı Parmaklıklar Ardında'da, Ahmet ve Hilal tekne gezisindeyken, acil durumu haber vermek için Tansel, Ahmet'i cep numarasından arar. Hilal bu yüzden Ahmet'le tartışır. Cezaevine dönen Ahmet, Kutsiye'nin tecrite, Ziynet'in hastaneye gittiğini öğrenir ve duruma el koyar. Ancak Ahmet'in dürüst sorgu yöntemi sonuç vermez. Ekrem ve Tansel bu durumdan yararlanmak için harekete geçerler. Bu arada Süleyman Beray'ın kızı Nisan'ı ziyarete getirmiştir. Beray son fırsatı kullanıp hastanede Cengiz'i görmeye karar verir. ATV / 20.00
Etiketler: Ahmet'in sorgu yöntemi sonuçsuz 0 yorum
Kanalturk'te Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel'in sundukları 'Orada Neler Oluyor' programına konuk olan 'Parmaklıklar Ardında' dizisinde savcıyı oynayan Neriman Uğur, kamera arkasında yaşananları anlattı.
Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Necip Fazıl, Mustafa Suphi gibi bir çok ismin de bir dönem kaldıkları ve şimdi müze haline getirilen Sinop Cezaevi, bir süredir dizinin mekanı olarak kullanılıyor.
Böyle bir atmosferde çekim yapmanın çok değişik duygulara neden olduğunu söyleyen Neriman Uğur, çok yufka yürekli olduğunu belirterek duygusal olarak kaldıramayacağı düşüncesiyle her yeri gezemediğini belirtti.
Sokakta kendisini gören insanların artık 'Savcı Hanım' diye yaklaştıklarını ifade eden Neriman Uğur, çok yoğun çalıştıklarını söyledi.
KADIN MAHKUMLARDAN ÇOK ETKİLENDİK
Uğur, bir süre önce Sinop Cezaevi'ne gittiklerine ve orada mahkumlarla sohbet ettiklerini anlattı. Erkeklerin cezaevinde daha dik durduklarını ancak kadınlar koğuşuna gittiklerinde durumun daha zor olduğunu gördüklerini söyleyen Neriman Uğur, "Kadınlar koğuşuna gitmeden önce 'haha hihi' vaziyetindeydik. Kendi hemcinsimiz oldukları için galiba daha çok etkilendik, sarıldık, konuştuk. Bir çok arkadaşımın ziyaret sonrasında çekimi vardı. Çok zor geçmiş. Hepimiz o kadar yorulduk ki bu duygusal bir çöküştü" dedi.
DİZİ SETİ GİBİ DEĞİL TABİ
Cezaevi ziyaretinden sonra herşeye başka türlü bakmaya başladıklarını anlatan Neriman Uğur, "Benim rolüm onların üstünde bir rol ama mahkumları görünce, onların giyimleri, kuşamları, davranışları... Tabi bizimle ölçülemeyen çok şey var" diye konuştu.
Bu arada, Bursa Devlet Tiyatrosu oyuncusu olan Neriman Uğur, hem İstanbul'daki çalışmaları hem de Sinop'taki dizi çekimleri nedeniyle 3 şehir arasında gidip geliyormuş.
ÖNCE İNSAN OLMAK ÖNEMLİ
Neriman Uğur, çok sıradan hayatları olan, evinde domates salçası yaparken bir anda kocasını öldüren ve cezaevine düşen bir çok insan olduğunu ifade ederek "Bir tanesi 'iftira, iftira' diye bağırıyordu. Kim bilebilir ki onların hayatlarını?" diyerek Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınan bazı kişilere yapılan muamelelere de şu sözlerle tepki gösterdi: "Şu Ergenekon haline bakınca çok üzülüyorum. Evet, kimi suçsuz kimi değil belki ama önce insan olmak önemli."
Televizyon Gazetesi
Bazı dizilere 'elektrik şoku' iyi geliyor. Kalp ritimleri yeniden normale dönüyor. Aşk Yakar dizisi ilk haliyle beklentileri karşılamamıştı. Sonra revizyona alındı. Hem görüntü hem içerik olarak diziye çekidüzen verildi. Oyuncular da rollerine daha çok asılınca ortaya 'sıkı' bir dizi çıktı. Parmaklıklar Ardında dizisi de sallantıdaydı. Kriz nedeniyle bütçe güçlüğü içine girmişti. Bıçak sırtı bir denge üzerindeyken, geri adım atmak yerine daha hızlı koşmaya başladılar. Kadrolarını Işık Yenersu, Fikret Kuşkan, Beste Bereket, Neriman Uğur, Rüçhan Çalışkur gibi isimlerle takviye ettiler. Şimdilerde dizinin ritmiyle beraber izleyicisinin de arttığını gözlemliyorum. Aslında Parmaklıklar Ardında ekibinin işi zor. Çünkü kadroda yer alan oyuncuların büyük bir bölümü aynı zamanda tiyatro sahnesinde de rol alıyor. Sinop'ta çekilen kalabalık kadrolu bir dizide, her hafta İstanbul'da iki-üç oyun sahnelemek zorunda kalan oyuncuların sadece ulaşım organizasyonlarını sağlamak bile başlı başına bir lojistik deha gerektiriyor. Bu reyting cehenneminde bunca zorluğu aşıp, ayakta kalmak, kutlanacak bir başarı. Sabahattin Ali'nin Sinop Cezaevi'nde sözlerini yazdığı türküdeki gibi: "Dışarıda deli dalgalar, gelip duvarları yalar. Beni bu sesler oyalar, aldırma gönül aldırma..." Parmaklıklar Ardında, reyting okyanusunun deli dalgalarına aldırmadan daha uzun süre su üstünde kalacağa benziyor.